8 MART’I NEDEN KUTLAMIYORUM

 Gender equality: is the glass half full or half empty? - PAHO/WHO | Pan  American Health Organization

 Öncelikle klişe sosyal medya görselleri, ekran hiyeroglifi kalpler-çiçekler, ‘paraya kıydım’ diye haykıran çikolatalar ve türlü vasat altı hediyeleşmeler sülfürlü bir esans hissi veriyor.

İkincisi bu neşe, tarih bilmezlikten. Zira 8 Mart kutlanacak bir gün değil, acısı anılacak ve hatırası yaşatılacak bir gün. Fabrika işçisi kadınların hak arayışında can verdiği trajik bir mihenk taşı. Ötesini merak eden, bir zahmet Google’ın kapısını tıklasın.

Sonra söz konusu olan kadınlar günü değil, EMEKÇİ kadınlar günü. Koskoca kurumlar dahi bu önemli sıfatı yok saymaktan yılmadı, yılmıyor. Meselenin dişilikle bir alakası yok, mesele üretime, yaşama eşit haklarla katılabilmek. Mesele insan yerine konmak yani, söke söke alınması farz olan insan hakları…

Son sebep kişisel: Canımın yarısını bu dünyadan yolcu etmekle sınanıyorum. Yastayım, kederliyim. Ne kutlama yapacak gücüm var ne de anma. Beni azat edin bu mesnetsiz bayram sanrısından…

Ve lütfen siz de odağınıza kutlamayı değil, HAKlarınız alın. Ne zaman içinize siner de "ben de bu toplumun eşit ve hür bir bireyiyim" dersiniz, ancak o zaman bayram günü gelir.

kimdir

kimdir